Ziya ve Binnur Tıkıroğlu

Biz eşimle birlikte 2014 yılı Haziran ayı sonlarına doğru Kuşadası’ndaki yazlığımızda başlayan yoğun bacak ağrılarımızdan kurtulabilmek için pek çok yöntemler denedik. Önce yakınımızdaki bir otelin (SPA) biriminde Tayland’lı masörler tarafından tedavi olmaya çalıştık. Hiçbir sonuç alamadığımız için, Denizli’deki fizik tedavi uzmanı doktorlarımızdan telefonlarla yardım istedik. Sadece ağrılardan kurtulabilmemiz için yardım taleplerimize çeşitli ağrı giderici ilaçlarla rahatlamaya çalıştık.

Ağız yoluyla alınan ve enjektabl ilaçlardan bir sonuç alınamayınca bu tedavi yöntemlerinden vazgeçildi.

Asıl şikayetin, daha önce eşimde olmayan ve fakat benim için kesin teşhisi belli olan bel fıtığı rahatsızlığım zannediyorduk. Ne var ki bu hastalık sadece bende olmasına rağmen bacak ağrıları eşimde de başlamıştı. Özellikle gece uyumak için yatağa girdikten sonra başlayan bu bacak ağrıları, bir başka türlü tezahür ediyordu. Sanki bacaklardan sinirler çekiliyor, silkelene silkelene rahatlamaya çalışıyorduk. O kadar ki, yarı uykulu ve gece karanlığında ayağımızı bir yerlere çarpıp, sakatlanmaktan bile korkuyorduk. Sonuçta telefonlarla çare aradığımız Denizli’deki doktorumuz, muayene ve tahliller yapılması gerektiğini, ilaçları kesmemizi söylemişti.

Çaresiz kalınca, tavsiye üzerine Söke’deki hastanenin fizik tedavi uzmanı Berrin Hanıma muayene olduk. Ağrıların bel fıtığından gelmediğini, muayene ve anlatımlarımıza göre ağrıların huzursuz bacak sendromundan kaynaklandığını söylemiş ve bize Okay Sağtürk Beyi tavsiye etmişti. Okay Beyi daha önce tanıyordum. Ancak kendisinin böyle bir konuda otorite olduğunu bilmiyordum.

Hemen ertesi gün için randevu alıp eşimle birlikte Yoncaköy’deki evine gittik. Her ikimizi önce dinledi ve sonra dizlerimizden aşağı kesimlerdeki ağrılı noktaları parmak uçları ile araştırıp, tedaviye başladı. Yaptığı çalışma vücut elektrisitesi ile ilgiliydi. Aynı gün gerçekten belli oranda rahatlamıştık.

Sonrasında bu masajlar birkaç defa tekrarlandı. Böylece birkaç hafta süren tedavi sonunda, Huzursuz Bacak Sendromu’ndan eser kalmadı. Hala aynı rahatlığımız Okay Beyin sadece vücut anatomisi hususundaki kendi araştırmaları ile ulaştığı bu başarı, her türlü takdire şayan bir olaydır ve kendisine şükran borçluyuz.

Mimar Ziya Tıkıroğlu ve eşi Binnur Tıkıroğlu