Dürdane Işık

Huzursuz Bacak Hastalığım 6-7 yıl oldu başlayalı. Önce kabullenmek istemiyorsun “Ben deli miyim” diyorsun. Uykusuzluğun verdiği sinirlilik var. Ayağına böyle bir duygu geldiği zaman ne yapacağını şaşırıyorsun. Ayaklarımda değişik bir şey oluyor anlatamam. Nefes alamıyorsun. Sadece yürümen lazım. Kalkıp yürümen lazım. Toplum içine karışmaktan hep kaçındım. Ne zaman geleceğini bilemiyorsun. Her hangi bir yerde gelebilir. Sana insanlar deli gözüyle bakıyorlar.

Önce ayak bileklerimde sonra el bileklerimde, tarif edemediğim, nasıl anlatılacağını bir türlü bilemediğim rahatsızlıklar başladı. Etrafımdakiler beni Psikiatri’ye götürdüler. Ona da bana ne olduğunu anlatamadım. O beni Kalp-Damar’a gönderdi. Kalp-Damar bir problem bulamadı. Bu sefer Nöroloji doktoruna gönderdiler. O bir tanı koyamadı. Ama bir sürü hap verdi. İçlerinden birisi benim neredeyse akli dengemi bozuyordu. Sonra bana Parkinson’da kullanılan ilaçlar verdiler. Ona başladım. Önce iyi idi. Bir yıla yakın… Ama sonu acı geldi. İlacı 1 mg’ye çıkardılar. Fayda etmedi. Hastalık başladığı zaman ben 76 kiloydum, 100 kiloya çıktım.

Son zamanlarda artık intiharı düşünmeye başladım. Kurtulayım diye. Balkona çıkıyordum aşağıya atlamayı düşünüyordum. Ama ya sakat kalırsam ölmezsem kim bakacak. Yürümek fayda etmiyor koşmaya başlıyorsun. O kadar şiddetleniyor ki ağrı. Unutkanlıkların başlıyor. O sırada iş yapamıyorum. Her zaman iyi yemek yaparım. O sırada yaptığım yemek yenmiyor.

O sırada rahatsızlık bileklerimde yoğunlaşıyor. Ayaklarımın altına, parmak uçlarına kadar gidiyor. Nefes alamıyorsun. Bilekte farklı, tabanda farklı bir duygu. Aklıma şöyle geliyor acaba kesip te kanatırsam geçer mi? Bir defa baldırlarıma enjektör batırdım defalarca, acaba geçer mi diye. Ama geçmedi. Ayaklarımı yumruklarım geçer diye geçmez. Kalabalıkta geldiği zaman çok fena oluyor. Onun için kimseye gitmek istemem. İnsanlar bunu anlamıyor. Herhalde bana deli diyorlar. Ailede başka kimsede yok. Sıkıntıyla geliyor. Ayağımda sıcaklık olur. Yüzüm gözüm değişir. Yüzümden anlaşılır. Kalkıp yürümezsem öldürsünler beni daha iyi. O kadar fena olurum. Birçok defa ayaklarımı tırnaklaya tırnaklaya, kaşıya kaşıya yara içinde bıraktım. İçinde ne varsa beni rahatsız eden dışarı çıkarmak için.

En sonunda bu kabusumdan Okay Sağtürk Bey’I bulunca kurtuldum. Ona gelmeden önce günde tam 12 tane ilaç alıyordum. Şimdi hiç almıyorum. Şimdi onun tedavisi altındayım. Kendimi çok iyi hissediyorum. Uyumaya başladım. Ruh halim düzeldi. Hastalığımın tamamen geçtiğini ve acı dolu karanlık günlerin geride kaldığını hissediyorum. Kendisine minnet borçluyu. Kendisine hayatımı borçluyum.